|















|

|
|
|
|
|
The Matrix filminde
ise, başrol oyuncusu, o güne kadar cam bir fanusun içinde beynine
verilen elektrik sinyallerinden oluşan hayali bir dünyada yaşadığını
anlar. Kendisini bir bilgisayar programcısı zannederken, gerçekte
yukarıda görülen mekanda uyumaktadır. Yani hayatı sandığı herşey
gerçekte bir hayaldir.
|
|
|
Filmde, başrol oyuncusunun
beynine bilgisayar kablosu bağlanır ve bu kablo aracılığı ile beynine
bazı programlar yüklenir.
|
|
|
Bilgisayar programı
yüklendikten sonra, gerçekte başka bir yerde, kötü giysiler ile, oldukça
eski bir koltukta oturan bu kişi, kendisini bambaşka kıyafetlerle
bambaşka bir yerde görür. Kötü görünümlü giyisileri değişmiştir, saçı
uzamıştır. Aslında oturmakta olduğu simülatörün koltuğundaki görüntüsünden
tamamen farklı bir görünüme sahiptir.
|
|
|
Bu kişi, gördüklerinin
hayal olamayacak kadar gerçekçi olmasından dolayı gerçeği kabullenmek
istemez ve koltuğa dokunarak "Bu gerçek değil mi?" diye
sorar. Aldığı cevap ise şöyledir: "Gerçek nedir? Gerçeği nasıl
tanımlarsın? Eğer hissedebildiğin, koklayıp, tadıp, görebildiğin şeylerden
söz ediyorsan, "gerçek" beyne iletilen elektrik sinyallerinin
yorumlanmasıdır."
|
|
|
|